mikrofiber bez bayiliği klima bayilik
Hacıalioğlu çiğ köfte

Başarmak ya da Başaramamak

Tarih: 29 Mayıs 2018, 10:38 | Okunma :1045
Yazarımız Sayın Mehmet Yanık'ın "Başarı" üzerine yazdığı makaleyi okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.

Başarı Üzerine Düşünmek

Müthiş bir adanmışlık yoksa müthiş bir başarı da yoktur.” Tonny Robins’in yalnızca bu sözü, başarıya ilişkin kitap ağırlığında mânâ ifade ediyor. Makalenin kalanını yazmasakta olurdu.

"Bilgi teknolojisi, iş süreçlerini ancak %10 kadar iyileştirebilir. Hâlbuki bu süreci yeniden tasarlamak ve sonra teknoloji eklemek, %90 iyileştireme sağlayabilir." Bill Gates.

Artık ileri teknoloji yeterli değil, iş yine insana döndü ve yüksek katma değer gerekiyor. İnsan programlanan değil, düşünen bir varlık. Ve bir yazarımızın “bazı şeyler düşünülerek değil, üzülerek öğreniliyor” sözünde zihindeki mânâ zoraki de olsa anlaşılıyor; ancak “düşünmek” öğrenme araçlarından biri değil. Öğrendikten sonra karşılaştırmaya, ayrıştırıp, birleştirmeye ve bağlantı kurmaya, özetle düşünmeye başlarız. Öğrenmeden neyi nasıl mukayese edip karşılaştıracağız, neyi birleştirip işleyeceğiz? Durumun, verinin ruhumuzu okşaması düşünerek söylendiği anlamına gelmiyor.

Okuyacağınız makale felsefi ağırlıklı olacak. başarı üzerine düşünmeye çalışacağız.

Hiç kimseden duymadım ki başarı kazanmak için yanıp tutuşmasın, hatta başarıya aç olmasın! Hedefimize ilerlerken, bazen başarı hikâyeleri, niteliksiz makaleler okur, filmlerdeki başarı izler motive oluruz; hatta arşivler defalarca keyifle izleriz. Çok az kişi başarı için laf kalabalığının, senaryoların ötesinde, öze dair bilgiler öğrenip beceriler geliştirmemiz gerektiğini düşünür ve çok daha azımız hayata geçirir. Başarıya ulaşanların sayısının az, bu kişilerin özel insanlar olmasının sebebi, tek başlarına hareket etmeleridir. İştiyakları gönüllerinden gelir, başarı için doğru bileşenlerin araştırmaktan bıkmazlar.

Günümüzde başarı mecrası değişse de ele alınış biçimi halen ilkel. İnternet fenomeni olmak, “like”larla dolu sayfaya sahip olmak, erkekler için güçlü, gösterişli, sıra dışı görüntüye sahip, popüler olma vs… Hanımlar için endamlı, dikkat çekici giyinme, aksesuar ve benzeri ile çekici, cazibeli olma durumunu ifade ediyor. Yanına ilgi çekici konuşma, yardımseverlik ve alçak gönüllülük (yaşlılara değil sokak hayvanlarına karşı) gibi tamamlayıcı unsurları da ekleyelim.

Yazdıklarımız bizi sevimli yapabilir ama başarılı kılmaz. Ancaksevimli olmak” için yapılanların çoğu, “başarılı olmak” için yapılması gerekenlerin zıddı oluyor.

Başarı; gayret, çaba, alın teri ve diğer yardımcı bileşenlerin bilinçli sonucudur. Elle tutup, gözle görme mecburiyeti bulunmuyor. Bilinen tarihin ilk dönemlerinden beri üst üste eklenerek, güncellenerek yenilenir. Ferrari’nin mühendisi tekerleği icat edene çok şey borçlu değil mi? Helikopter ’in mucidi Skorsky’nin, Leonardo Da Vinci’ye…

Başarı birçok başarısız denemenin akebinde gelir. “Başarısız” derken sonuçsuz demiyoruz. Mükemmel ürün için, denemeler de mükemmel olmalı diyoruz. Üniversite imtihanında ilk yüze girmek istiyorsanız, deneme sınavlarında da ilk yüze girmelisiniz. Mükemmel bir ürünü, her defasında aynı mükemmellikte üretirsek başarılı,Ar-Ge ile geliştirirsek kalıcı oluruz. Aksi halde “aaa evet hatırlıyorum yıllar önceden şu an hatırlamadığım bir marka,” sözleri ile yâd ederler. “Başarı tamamen şans işidir. İnanmıyorsanız başarısızlara sorabilirsiniz”

Tüm bilim, iş, sanat ve zanaat adamlarının başarıya ulaşmada, mesleğinde zirveye çıkmada geçtikleri yol tartışmasız aynı: yüksek, kararlı bir sabır ve maharet…

Adım Adım Başarıya

- Kalıcı başarı için birinci hakikat ise, bir şey sanat ya da zanaatsa; onun yüksek bilgiye, yoğun çabaya ve muhteşem bir sevgiye gereksinimi bulunuyordur.

İlk adım kuramda ustalaşmak. Tabib olmak istiyorsanız mikrop çeşitleri, enfeksiyonlar, insan vücuduna ait detayları derinlemesine öğrenmeniz, ilerleyen süreçte bir branş seçmeniz ve o konuda daha da derinleşmemiz gerekecek. Yeni keşifleri ve icadları da yakından takip edeceğiz ki bunun için en az bir yabancı dili anadil seviyesinde bilmemiz gerekecek. Finans uzmanı, mühendis, muhasebeci, pasta ustası, girişimci hatta ressam fark etmez ilk adım bu şekilde atılır. Şair iseniz ciddi ciddi antolojiyi okunmanız, kelime ve cümle tahlilinde imbikten süzülmeniz gerekiyor.

Ancak kuramı bilmeniz (ne kadar bilirseniz bilin) sizi usta yapmaz. Ustalık kuramsal bilgeliği kullanma maharetimizin sonuçları ile pratik bilginin sonuçlarını cem edip bütün halinde onlarca, belki binlerce pratikten geçirip ulaştığınız pozitif durumdur.

- Kalıcı başarı için ikinci hakikat, belirli olgunluk seviyesi kazanmadan ulaşmanın çok zor olduğudur.

İkinci adım pratikte üstadların yanında ustalaşmak. Yukarıdaki paragrafta izah edildiği gibi kuramsal bilgeliği, uygulama ile birleştirmek gerekiyor. Şair adayısınız antolojiyi anlayarak, tahlilleri ile okudunuz, köşe başı şairlerin biyografilerini sanata bakışlarını içeren yazılarını da okumuştuk. Şimdi nefes alan ve şiir denildiğinde adı ilk 10 içinde yazılan en az 5 kişi ile tanışmanız, elini sıkmanız, mümkün olduğunca sohbetlerinde bulunmanız gerekiyor. Yok! Yalnız onların yazdığı makaleleri, röportajları okumakla olmaz. Yanlarında bulunup jest ve mimiklerini, insanlara yaklaşımını, sandalyede oturmalarını incelemeniz gerekir.

- Kalıcı başarı için üçüncü hakikat, başarının arkasında ne kadar bilgi varsa ondan daha fazla sevginin var olduğudur.

En zoru üçüncü adım, çilehane kapılarını ardına kadar size açan adımı atacaksınız. İştigal edeceğimiz sanat ya da zanaatda ileride üstad konuma yükselmeyi hayatımızın en önemli işi olarak kabullenmek, kabul etmek, sindirmek, başka bir şeyi ondan daha önemli görmemek.

Adı hiçbir zaman anılmayan, anılmayacak olan antolojide tek cümlede adı geçmeyen, yalnız deneme yazma seviyesinde kalmış milyonlarca şair, yazardan biri olmak istemiyorsan yapman gereken bu. Paul Bocuse kesinlikle böyledir (O’ndan başka kimseye mutfağın ilk ve son papası), Necip Fazıl (son sultan-uş şuara unvanı aldı), Abidin Dino, Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Canan Karatay, Prof. Dr. Aziz Sancar, Peter F. Drücker, Bernard Shaw, Abraham Lincoln, Necip Fazıl ve adını sayamadığım niceleri… Hepsinde aynı mesaj sert bakışlar, mütebessim yüz ifadesi, yüzdeki büyük kanyonu andıracak kadar derin çizgiler katlandıkları çilenin şahididir. Hepsi en sert cendereden geçmişlerdir. İsimleri onlarca yıldır anılıyor ve yüzlerce yıl anılacak

Aynı yüzü ifadesini fakir, mütevazı bir insanda da görebiliriz. Geçim sıkıntısını aşmaya çalışmak, haram helâl dairesine itina ile uymak, ilahi emirler dairesinde hareket etmek o insanlarda da aynı mertebeyi ve saygınlığı kazandırıyor. Önceki yazılarımda anlatmaya çalıştığım tatlıcı, pilavcı ve diğer esnaflar hepsinin ellerinden saygı ile öperim. Onlar bu dünyada göze batmazlar ancak ahirette makamlarının imrenilecek noktada olacağına inanıyorum.

Girizgâhta yazının felsefi olduğunu beyan etmiştim. İnsan beyni üzerine uzman değilim yalnız okuduğum kitaplardan hatırladığım kadarını biliyorum. Beynimiz bilgi hücrecikleri vardır, her hücrenin de saklama kapasitesi. İnsan vücudunda mikron seviyesinde elektrik olduğu bilimsel yönden kanıtlandı. Bilgi saklama kapasitesi dolan beyin hücresi en yakınındaki hücreye elektrik akımı göndererek uyarmaya başlar. Bu süreç biraz sancılı olur, okuduğumuz cümleyi defalarca okumamız, bir konunun bize birkaç defa anlatılması gerekebilir. Hücre uyandıktan sonra ilerleme hız kazanır tâ ki onunda kapasitesi dolana kadar… Beyin kapasitemiz böylelikle gelişir. Bu gerçekler ışığında kimse “beynim almıyor, aklım almıyor” yakınmasında bulunmasın.

Branşınızda zirve olmanız size “modern anlamda kâr” sağlamaz. Ancak yalnız paraya sahip olanların hiçbir zaman kazanmayacakları ruhsal tatmin, karşılıksız sevgi, lider ve başarı modeli olma gibi manevi itibarlar sunar. Yavuz Sultan Hz. Selim’in buyurduğu gibi “Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş, bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş”. Ârife tarif gerekmez!

Şimdi kendinizi hazırlayın ve Kur’an-ı Kerim’de buyrulduğu gibi “bir kere azmettin mi artık Allah’a dayan.”

Makaleyi başka bir ayetle bitirelim: “Siz kendinizi değiştirmedikçe, Allah’ın üzerinize olan hükmü değişmeyecektir”

 

 

Saygılarımla,

 

Mehmet Yanık

mehmetyanik@hotmail.com

Not: Okurlarımızdan kimileri son haftalarda yaşadığımız ekonomik sarsıntı konusunda açıklama yapmamı istiyorlar. Sitemiz iş kurmaya yönelik, ekonomik sarsıntı konusunda görüş beyan ettiğimizde ister istemez siyasi görüşler devreye girecek, sitenin kuruluş amacı ve politikasına aykırı olacak. Anlayışınız için şimdiden teşekkürler.

 

© bu yazı iskuruyorum.com için yazılmıştır. Kısmi alıntılar kaynak gösterilerek yapılabilir, Tam alıntı yazılı izne tâbidir.

 

 

En iyi iş fikirleri listesi için tıklayın..

Yorum Ekle

Konu hakkındaki değerli yorumunuzu paylaşmak için lütfen formu kullanınız. Lütfen bu bölümden bayilik başvurusunda bulunmayınız firmanın telefonunu arayabilirsiniz. Bu bölümden yapılan bayilik başvuruları muhtemelen silinecektir.

Ad / Soyad

Email

Yorumunuz

Yılın ilk ayı ? (oc..) lütfen aşağıdaki alana yazınız.



Aşağıdaki haberlerden hangisi ilginizi çekiyor ?

Parlak Boya Bayilik: inşaat grubu su bazlı solvent bazlı boyalar ve sanayi grubu boya üret

Spigen Türkiye cep telefonu aksesuar sektöründe bayilik veriyor. Tanınmış markanın bayisi

Son dönemin popüler girişimlerinden biri olan Adana su böreği dükkanı açmak için Ekiz Böre

Adana baklava böreği dükkanı açmak üzerine hazırladığımız yazımızı okuyucularımızın dikkat

Metcom güvenlik sistemleri; plaka tanıma sisteminden başlayarak bir çok güvenlik sistemi h

klima bayilik
klima bayilik
poba döner bayiliği

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi DMCA.com Protection Status