| |||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
Girişimciliğin Yeni Manifestosu
Girişimcilik algısı krizle birlikte tüm dünyada değişti. Girişimcilik yeni bir iş kurmanın ötesinde artık değişik kavramları içeriyor. Teknik bir aksiyondan büyük iş operasyonlarına kadar her şey artık birer girişim.
Batı kültürü özellikle de Amerika, girişimciliği sürekli destekler. Girişimcilik aslında kapitalist ekonominin temelidir. Ne var ki girişimcilik Kıta Avrupası'nda hep "yeni bir iş kurmak" düzleminde algılanır. Bir ölçüde doğrudur da. Onun tam karşılığı olan "teşebbüs" ve "müteşebbis" gibi eski dilden ifadeler bizde de aynı kapıya çıkar. Oysa girişimcilik çok yeni bir kültürün bütünleyici adıdır. Girişim süreci yalnız ekonomik faaliyeti kapsamaz. Örneğin bir siyasi parti bile girişimci özelliklere sahip olabilir. Devletler de çoğu zaman girişimci sıfatını hak ederler. Çin usulü girişim Girişimci ruh yok edildiği için çöken Marksist ekonomiler aslında girişimin insan doğasına özgü niteliğini hiç anlamadılar. Kendini kapitalist sayan korumacı ekonomiler de aynı yolu izledi. Uçurumun kenarından dönen Çin ise bugün gelişen ekonomisini ucuzcu girişim kültürüne borçlu. Ve dikkatlerden kaçan bir şey çok önemli: Amerika, haklı olarak 11 Eylül'den sonra yabancı unsurlar için artık "fırsatlar ülkesi" olmadığını ima eden bir dizi karar aldı. Bu yeni düzenlemeci ortam, girişimciliğin merkezinde girişim ruhunun temellerini sarstı. Amerika hiç de alışık olmadığı bir bürokrasiyle tanıştı. Küçük işletmeler zora girdi. Girişim ruhunu donduran bürokrasi ise krizin patlamasına neden oldu. (Krizin 3. boyutu) Girişim ruhunu kaybeden büyük işletmeler büyük ölçüde paralize oldular. Işıltılı girişimler geride kaldı. Amerikan kültürünün esası olan girişimcilik sarsılmaya başladı. Korumacı düzenlemelerin tek yararı ise girişim özgürlüğünü kötüye kullananların temizlenmesi oldu. Girişimin kutsal mekânı Amerikan girişim kültürü her on yılda bir fazla sayıda yıldız yaratmasına rağmen kamuoyu bu krizde tamamen içine döndü. Thomas Edison, Henry Ford, Bill Gates gibi efsanelerle avunmaya çalıştı. Yine de dudak uçuklatan ücretleriyle kimi profesyoneller Amerikan girişimcilik ruhunu yaşatmaya çalıştılar. Tam bu noktada ekonomistler şunu sorgulamaya başladı: Girişimcilik aslında nasıl bir şey ki devlet politikasından şirket kültürüne kadar her şeyi bir anda etkiledi? Anlaşıldı ki krizin 3. boyutu ekonomiyi sarsmıştı! Bugün makro kapitalizm mikro kapitalizme dönüşür mü bilinmez ama hızla artan dünya nüfusu küresel anlamda girişimi her zamankinden çok daha gerekli kılıyor. Bu süreç, Weber'ci siyaset sosyolojinin Joseph Schumpeter çizgisini aşıp yeni bir noktaya gelişinin işaretleriyle dolu. Neyse ki Obama bu süreci yeniden tarif ediyor; girişimi ve girişimcileri olağanüstü destekliyor. Ağır yol alan piyasadan yok olur Somut gerçeklere bakıldığında girişimcilik ruhunun kapitalizmin özünü aşan psikolojik bir davranış olduğu görülür. Girişim ruhu bireyseldir. İlk olmayı, yükselme hevesini, rekabet arzusunu ve yaşamla savaşmayı emreder. Sorun olmadan girişim olmaz, tıpkı rekabet olmadan girişimin olmayacağı gibi. İşte bu gerçek, girişimin dar kalıplar içine hapsedilmesini önler. Şimdi bir düşünelim: Siyasetin ürettiği herhangi bir projeden, ünlü bir şirketin gerçekleştirdiği aksiyona kadar her alanda sayısız "girişim" bizi çevreliyor da biz farkında değiliz. O halde girişim sürecini yeni dünya düzeninde "iş kurmak" gibi basit bir ifadeye indirmek artık olası değil. İşte bu yüzden Amerika, şimdi girişim olgusunu yeni bir paradigma olarak algılıyor ve ona yeni anlamlar yüklüyor. Hem de kendi kültürünün mayası olan bu sihirli kelimeye yeniden dört elle sarılarak! Girişimciliğin yeni tanımından örnekler · "Eski kuralları çağdaş yeniliklerle yorumlayan ve aksiyona geçiren beceri" (Apple Computer) · "Fayda ve prestij odaklı tüm eylemlerin kesiştiği nokta" (Microsoft) · "Küresel politik sistemin beslediği yeni nesil paradigma" (Demokrat Parti ve Obama) · "Rakiplerini tehdit eden, tedarikçileri hizaya getiren model güç" (Wal-Mart) · "Bireyle yetinmeyen, siyaseti kamu yararı aksiyona yönlendiren beceri" (Pfizer) · "Geçmişi gelecekle birleştiren ve ‘şimdi'yi yaratan yetenek" (Google) · "Çalışan bireyi potansiyel CEO gibi yetiştiren anlayış" (Lucent Technologies) · "Tüketimi fırsat eksenli hale getiren öngörü" (Harvard Business School) · "Fikir üreten sıradışı yöntemleri takdis eden anlayış" (IKEA) · "Tüketicinin gerçek beklentisini anlayan, bu süreci evrimleştirmeye odaklanmış faaliyet" (Home Depot) · "Değişik fikirleri teşvik eden, yeniliği kalite merkezine konumlandıran görüş" (Toyota) · "Kurum içinde olumlu ‘en'leri yaratan gaye! ‘En iyi', en yararlı', ‘en kârlı', 'en değerli', 'en büyük' gibi" (Sony) · "Demografik eğilimlere değil, yaşam tarzına yön veren beceri" (Benetton) · "Toplumsal eğilimleri kolaylaştıran yetenek" (Amazon) · "Şirketlerin yeniden yapılandırılmasını sağlayan irade" (Samsung) · "Tüketiciyi yalın ihtiyaca değil, yaratılan ihtiyaca yönlendiren beceri" (Harley-Davidson) · "Teknolojik gelişim yollarını önceden kestirip pozisyon almayı sağlayan kararlılık" (Apple Computer) · "Tüketicinin bilinçaltını analiz eden ve onu çözen ruhani anlayış" (P&G) Kaynak:Refrans Nur Demirok
|
SON YORUMLANANLAR
ANKET |
|||||||||||
|
2008-2010 @ iskuruyorum.com Online
Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||