|
|
Fırsatlar Bulut Gibidir
TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı; İtalya Fahri Başkonsolosu GAP Yönetim Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürü Bunlar Mehpare Şayan Kileci'nin onlarca unvanından sadece birkaçı. Kadınların desteklenmesi için yoğun çaba sarf eden Mehpare Şayan Kileci, hiçbir imkânın altın tepside sunulmadığının, kadınların başarılı olabilmek için mücadele etmeleri gerektiğinin altını özellikle çiziyor ve ekliyor, İnsanın hayatında fırsatlar bulut gibidir. Yağmur bulutu gibi yağmuru yağdırırsanız yağdırırsınız. Yağdıramazsanız rüzgâr estikten sonra geçer gider
Kategori |
: Girişimcilik |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 1205 |
Tarih |
: 05 Mayıs 2010, 15:36 |
Etiketler |
:
kadın girişimciler,
kadın girişimciler derneği,
kadın girişimci destek kredisi,
kadın girişimciler kurulu,
kadın girişimcilere kredi,
kadın girişimcilere destek,
kadın girişimcileri destekleme derneği,
kadın girişimci yarışması,
kadın girişimcilere hibe,
girişimcilik örnekleri,
Mehpare Şayan Kileci,
|
* Kadınların iş hayatında var olabilmeleri ve başarıyı yakalayabilmelerinin önünde engel var mı?
Bunun altyapısını düşünecek olursak yerel kültüre inmek gerekiyor. Ya da bölgenin kültürüne inmek gerekir diye düşünüyorum. Ataerkil bir toplumun ağırlığı, etkinliği var Gaziantep’te. Bunun yanında rol model sayısının çok az olmasının da büyük etkisi var. Ama ben bu konuda çok umutvar şeyler düşünüyorum. Niye çünkü sayımız artıyor. Girişimci kadın derneklerinin artması çok sevindirici bir gelişme. Ya da kadınların sorunları, eğitimi gibi konularda derneklerin çalışmalar yapmasını önemli buluyorum. Çevremize bakıyoruz kendi işini yapan ayrı, profesyonel olarak çalışma hayatına atılıp çalışan kadın sıfatıyla aramızda yer alan ayrı. Bu iki grubun sayısında da artış görüyoruz. Bence çok olumlu gelişmeler var.
*Yeterli mi?
Bence kesinlikle yeterli değil. Tabi geri planına baktığınız zaman kişinin yaptığı işin gerektirdiklerine ne kadar haiz olduğu, yüzde yüz haiz değilse ki hiçbirimiz yüzde yüz haiz değiliz bunun eksikliklerini gidermek için neler yapması gerektiğinin farkında olup olmaması çok önemli. Araştırma sonuçlarıyla sabit biliyorsunuz. Doğru düzgün bir finansal yönetim sağlamazsanız, nakit akışınızı takip etmezseniz, işletme sermayenizin aylar itibariyle ne kadar ihtiyaç dalgalanması gösterdiğini hesaplamazsanız şu gün kurulmuş 100 işletmenin 80’i iki sene içinde batıyor. Düşünebiliyor musunuz bunun yol açabileceği iş kaybını, ekonomiye olan zararını. Ama onun da ötesinde ekonomik kaybı belki telafi edebilirsiniz ama kişinin motivasyon kaybını düşünebiliyor musunuz? Evet, son dönemde gelişmeler çok güzel. Bunun altyapısının doğru oluşturulması, hazırlığının doğru yapılması gardının iyi alınması çok önemli. Belli bir süre geçtikten sonra hüsran yaşamamak adına.
*Gaziantep’te kadın girişimciler yeteri kadar destek görüyorlar mı?
Adımız üstümüzde zaten ‘girişimci’. Hiçbir şey zaten kimseye altın tepsi içerisinde sunulmuyor. Sunulmasını da ben doğru bulmuyorum. Yani birçok şeye çok çalışarak, dişimizle, tırnağımızla kazıyarak geldik. Girişimciliğin hak ettiği noktaya gelmesi ya da gelmemesi kişiye bağlı. O yüzden desteklenme ya da desteklenmeme konusundan ziyade bizim daha çok çalışmamız gerekiyor. Yeterince çalıştığımızı düşünmüyorum. İnsanın hayatında fırsatlar bulut gibidir. Yağmur bulutu gibi yağmuru yağdırırsanız yağdırırsınız. Yağdıramazsanız rüzgâr estikten sonra geçer gider.
*Gaziantep gibi potansiyele sahip bir il için istihdam danışmanlığı birbiriyle çok ilintili. Siz de Gaziantep’te bu hizmeti veriyorsunuz.
Biliyorsunuz GAP Danışmanlık, Gaziantep’in ilk yönetim danışmanlığı firması. Yaptığımız iş zincirin tam göbeğinde olduğu için piyasanın nabzını tutabiliyoruz. İşsizlik rakamlarıyla ya da açık iş pozisyonlarıyla ilgili gelişmeleri çok yakından takip edebiliyoruz. Ben piyasaların son dönemlerde bir artış trendine girmeye başladığını düşünüyorum. Tabi adama göre iş değil de işe göre adam bulmak çok önemli. İşe göre adam bulmak için de nitelikleri doğru tespit etmek önemli. GAP danışmanlıkta psikometrik test dediğimiz davranış analizini çok güzel uygulayabiliyoruz. Bize başvuran adayları davranış analizine uygun işlere yönlendiriyoruz. O zaman dönütler daha iyi oluyor. Karakterine uygun olmayan bir işe yerleştirdiğiniz zaman kişi de mutsuz oluyor. Performans da alınamıyor. Karşılıklı bir mutsuzluk söz konusu oluyor.
*Firmaların hangi niteliklere talebi daha fazla?
Özellikle bu bölgede gerçekten hakkıyla yabancı dil bilen personel daha çabuk iş bulabiliyor. Bu, benim görebildiğim en önemli kriter olarak karşımıza çıkıyor. Öyle bir noktaya geliyoruz ki eğer yabancı dil biliyorsa bitirdiği okul bile önemsizleşebiliyor. Mesela geçtiğimiz günlerde lise mezunu bir bey, kendisini çok güzel geliştirmiş ama ana dili gibi İngilizce konuşuyordu. Bitirdiği okul hiç umurumuzda bile olmadı. Çünkü firma baş şart olarak yabancı dil biliyor olmasını istemişti. En çok aranan niteliğin yabancı dil olduğunu söyleyebilirim. Bu yabancı diller sadece İngilizce ile sınırlı kalmıyor, Rusça, Arapça, Çince gibi rağbet gören yabancı diller var.
*Peki, bu talebi karşılamakta sıkıntı yaşıyor musunuz?
Talep kesinlikle karşılanamıyor e çok ciddi bir açık var. Biz hep övünüyoruz, şehrimizin sanayileşmesiyle, ihracat rakamlarının yüksek olmasıyla. Ama bunu yapabilmek için de bizim doğru iletişim kanallarıyla ve doğru iletişim diliyle hareket etmemiz gerek. Sadece kendi dilimizi kullanarak mümkün değil. Satışın öyle bir doğası var ki küçücük bir espri, müşteriyle kuracağınız bir kontak bile onun kendi anadiliyle yapılırsa bambaşka sonuçlar doğurabiliyor. İş yaptığınız müşteriyle ilgili muhakkak bir yabancı dile ihtiyaç var.
* İtalya, Gaziantep’in en fazla ihracat gerçekleştirdiği AB ülkelerinden birisi. İtalyanların Türkiye’ye ve Gaziantep’e bakış açısı nasıl?
İtalya, Gaziantep’in en çok ihracat yaptığı ikinci AB ülkesi konumunda. Türkiye’de 4 tane İtalya fahri konsolosluğu var. Bunlar; Bursa, Antalya, İskenderun ve Gaziantep’te. Gaziantep’e bir konsolosluk açmalarının nedeni zaten ilişkileri kuvvetlendirmek istediklerinin en büyük kanıtıdır. Özellikle son dönemde Gaziantep’teki sosyokültürel etkinliklerin artışıyla birlikte gelen İtalyan turist sayısı da arttı. Konsolosluğun 2006 yılında kurulmasından bu güne kadar bu sayıda ciddi bir artış söz konusu. İtalyan Ticaret Merkezi, Ankara’daki Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Roma’da bizim Türk Büyükelçiliğindeki Dış Ticaret Müsteşarlığıyla ilişkilerimiz çok iyi. O anlamda ilişkiler çok arttı. Mesela biz buradaki çalışmaların başarısını bu sene Irak Fuarının ismi Ortadoğu Fuarı olarak değişti biliyorsunuz. Her sene Irak fuarındaki İtalyan katılımcılarla ve İtalyan temsilcilerin sayısıyla değerlendiriyoruz. Bu sayı her sene artış eğiliminde. Bu da bizim için doğru bir rakam ve doğru bir başarı. İspat için bu rakamları kolaylıkla ortaya dökebiliyoruz. 2006 yılında ilk başladığımızda sadece 2 tane İtalyan firma vardı. Ardından birdenbire 17’ye çıktı ve geçen sene de 24’e çıktı. Bu sene bekliyoruz sürpriz bakalım.
*İtalyan yatırımcılar Gaziantep’le ilgileniyorlar mı?
Gaziantep’le çok fazla ilgileniyorlar ve sürekli olarak bilgi almak istiyorlar. Ticaret ve sanayi rakamlarını soruyorlar. Biliyorsunuz bundan bir buçuk ay önce Büyükelçi buradaydı ve bir bölge gezisi gerçekleştirdi. Onunla birlikte İtalyan Ticaret Merkezi’nin Müdürü de buradaydı. Gördükleri manzaradan ve potansiyelimizden etkileniyorlar. Yenilenebilir enerji ile ilgili, doğaya zarar vermeyen enerji türleriyle ilgili bir dolu notlar aldılar. Ben çok eminim çok kısa bir süre sonra bunların olumlu geri dönüşümleri olacak.
*Gaziantep gerek restorasyonlarla gerekse de kültürel dokusuyla bir gelişim içinde. İtalyanların Gaziantep’e ilgilerinde bunların da etkisi var mı?
Bakın size bununla ilgili bir anımızı da anlatayım. Geçen sene ‘Trakturo’ adlı bir İtalyan Halk Müziği ve Halk Dansları Topluluğunu Gaziantep’e davet etmiştik. Büyükşehir Belediyesinin festivali kapsamında ve destekleriyle onları burada ağırladık. Topluluk ilk önce, ‘konser nerede’ diye sordular. Biz de bunun üzerine konserin Ömer Ersoy Kültür Merkezi’nde olacağını söyledik. Orası bizim gurur kaynağımız olabilecek bir mekân haline geldi. Kültür merkezine gittik, ‘Burada ses düzeni yok mu’ diye sordular. Biz de, ‘Siz bir prova alın, ses düzenini sonra konuşalım’ dedik. Daha bir iki dakika olmuştu, ‘Tamam ses düzenine de, provaya da gerek yok’ dediler. Gaziantep’teki mekânları ve etkinlikleri gördükleri zaman onlar da etkileniyorlar. Ve çok memnun ayrıldılar.
*İtalya’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine bakış açısı nedir?
Tabi ki destekliyorlar. Türkiye olmadan AB olamaz ki, gerçekten eksik olur. Genç bir nüfusumuz var. İtalya Türkiye ticari ilişkilerimizin çok yoğun olması de önemli bir etken. Türkiye’nin konumu bildiğiniz gibi hem Ortadoğu’ya açıla bir kapı olması. Kesinlikle Türkiye’ye karşı bakış açıları oldukça olumlu. Gaziantep’te bu anlamda Ortadoğu’ya açılan kapı konumunda.
*Yeni projeleriniz olacak mı? Kadın Girişimciler Kurulu olarak iki tane yeni projemiz var. Projelerden birisi SODES için yazılıyor. Diğeri de, ‘İşim Girişim’ projesi. Gaziantep’in girişimciliğine çok yakışan bir proje olacak. Kurul arkadaşlarım bu konuda çok destekçiler ve projeleri sahiplenmiş durumdalar.
Telgraf
 |
Girişimcilik |
En Çok Okunan Haberler |
 |
|
|
|
|
|